Go oyuncuları ve akış

Google’a bağlı Deep Mind’ın geliştirdiği AlphaGo ile Lee Sedol arasında geçtiğimiz Mart ayında oynanan 5 maçlık serinin ardından “Alpha Akışı” Go dünyasında hızla rağbet görmeye başladı. Weiqi, İngilizce’de bilinen adıyla “Go”, Uzak Doğu kökenli iki kişilik bir tahta oyunu.

Lee Sedol dünyanın en iyi Go oyuncularından biri. Mart ayında, geniş çapta tanıtımı ve reklamı yapılan seride bilgisayar programı AlphaGo’ya kaybetti. Bu yenilgi, Lee seviyesinde birinin bir bilgisayar programına karşı ilk yenilgisiydi.

“Akış” (Flow) Go’da yaygın bir şekilde kullanılan bir terim, satrançtaki hamle dizisi (line) gibi. Tahta üzerinde taşları rakibe üstünlük sağlayacak şekilde yerleştirme stratejisini ifade ediyor. Go’daki ünlü akışlardan birkaçı olarak Çinli profesyonel oyuncu Chen Zude tarafından bulunan Çin Akışı, 1990’lı yıllarda Cho Hun-hyun ve Lee Chang-ho tarafından bulunan Kore akışı ve Japon büyük usta Takemiya Masaki tarafından bulunan Kozmik Akış olarak sayılabilir.

Alpha Akışı terimi, AlphaGo ile Lee Sedol arasındaki maçlarda –özellikle beşinci maçta- ortaya çıkan birkaç yeni yerleşim/açılış için kullanılıyor.

O günden beri çok sayıda profesyonel Go oyuncusu yapay zekanın oyuna yaptığı derin etkiyi kabul ederek Alpha Akışı’nı oyunlarında kullanmaya başladı. Makine oyuna yeni varyasyonlar ve olasılıklar kazandırdı.
Öncelikle yaygın bir yanlış kanıyı çürütelim. Go dünyasının dışındaki çok sayıda insan Go oyuncularının olağan üstü zeki olduklarını düşünüyor. Dolayısıyla onlar, AlphaGo’nun Lee Sedol’e karşı olan zaferini yapay zekânın insan beynini domine etmesi olarak yorumluyorlar.

Fakat gerçek şu ki, aramızda kimi dahiler olsa da, Go oyuncularının büyük çoğunluğu normal insanlar. Biz sadece çok çalışkanız. Japon Go ustası Fujisawa Hideyuki şöyle söylemişti: “Go’da yüz tane sır var ve ben sadece yedi tanesini biliyorum.”

AlphaGo son derece güçlü bir makine. AlphaGo ile Lee Sedol arasındaki maç hâlâ çok canlı bir biçimde zihnimde duruyor. İkinci oyunda, AlphaGo profesyonel Go oyuncuları tarafından anlaşılamayan hamleleri ile herkesi şok etti. Program, amatörce hatalar yapmış gibi göründü.

Fakat program oyun ilerledikçe bir şekilde bu hamleleri güçlü bir akışa döndürmeyi başardı. Beşinci oyunun sonunda, AlphaGo oyunda devrim yapmayı başardı. Kullanılagelen akışlardaki çok sayıda kusuru ortaya çıkararak oyuncuların Go’ya olan yaklaşımını değiştirdi.

İlginç bir şekilde, AlphaGo’nun hiçbir oyunu kusursuz değildi. Değişik hamle dizilerindeki kazanma olasılıklarını hesaplayıp, risk almadan en yüksek kazanma yüzdesi veren hamle dizilerini oynadı. AlphaGo oyunu kazanmakta çok iyi fakat basit bir galibiyet hiçbir zaman Go’nun gerçek özü olmamıştır.

Go ilk kez 5500 yıl öncesinde Çin’de bulundu. Tahta yatay ve dikey 19’ar çizgiden ve 361 kesişim noktasından oluşmakta olup, kozmoloji ile yakından ilişkilidir. Tahtanın merkezi, Çince adıyla taiji, felsefi bir esas olarak evrenin yaratılışını ifade eder. Siyah ve beyaz taşlar Çin felsefesinde yer alan ve dünyadaki doğal dengeyi sağlayan ikiliği temsil eden yin ve yang’ı temsil eder.

Büyük usta Wu Qingyuan (Go Seigen) rekabete dayalı bir oyun olmasına karşın Go’da nihai hedefin kazanmak olmadığını söylüyor. Oyunun nihai amacı tıpkı yin ve yang dengede iken oluşan doğal harmonide olduğu gibi nötrlüğe ulaşmaktır.

Bu sebeple mükemmel oyun nötr Go tahtasına yansıdığında olur – her bir taşın potansiyelinin sonuna kadar kullandığı bir oyun. Bu bağlamda, AlphaGo mükemmeliyete henüz erişmedi.

Zhong Wenjing

Zhong Wenjing

Yine de, AlphaGo profesyonel Go oyuncularının oyunu daha da geliştirmesine yardımcı oldu. Bunun en doğrudan kanıtı olarak Lee Sedol’ün AlphaGo ile maçından sonra üst üste dokuz maçını kazanmış olması gösterilebilir.

Go oyuncuları kullanılmamış potansiyeli keşfediyorlar. Sadece iki varyasyon ile, Alpha Akışı çoktan sükse yapmış durumda. Eğer bilgisayar daha fazla oyun şekli geliştirecek olursa, bizim oyunu anlayışımız da üssel olarak artacak.
Ben 6 yaşımdan beri Go çalışıyorum. Kalbimi ve ruhumu tümüyle bu oyuna verdim ancak biliyorum ki dünyanın en iyi oyuncularıyla hiçbir zaman aynı seviyeye gelemeyebilirim.

9 yaşımda Orta Çin’in Hubei bölgesindeki en güçlü oyuncu olan Ruan Yunsheng’in öğrencisi olarak çalışmaya başladım. 13 yaşımda ulusal genç takıma girdim. Sağlam bir başlangıç yapmıştım ancak dünya sıralamasında 40’lı sıralara demir attım. 1990 yılında doğmuş olsam da artık genç bir oyuncu olarak nitelendirilmiyorum – 1995 sonrasında doğan yeni nesil oyunu domine ediyor. Onlardan biri olan Ke Jie şu an dünya sıralamasında zirvede yer alıyor.

Çalışma sırasında, 2000’den sonra doğan genç oyuncuların güçlerini ve potansiyellerini hissedebiliyorum. Düşüşte olduğum biliyorum ve bazen baskı altında hissediyorum. Tam da bu yüzden AlphaGo’nun oyunu dönüştürmesini izlemek beni rahatlatıyor. Bu bana hiçbir şeyin değiştirilmez olmadığı inancını veriyor. Oyuncu dürtüye ve biraz yaratıcılığa sahip olduğu sürece, yaşın bir önemi olmamalı.

Go benim için hiçbir zaman sadece bir yarışmadan ibaret olmadı. Go bana kendime hakim olmayı, bir şeyler üzerinde düşünmeyi, zor durumlarda ayakta kalabilmeyi ve yenilgi karşısında kendimden emin kalabilmeyi öğretti. Go sadece kazanmak ve kaybetmekten ibaret olan bir oyun değil ve bunu anlamak profesyonel olmanın önemli bir kısmı. AlphaGo’nun bunu anlayabileceğini zannetmiyorum.

Zhong Wenjing
(Zhong Wenjing profesyonel bir Go oyuncusu ve Çin milli takımı oyuncusu)
Çeviren: Hüsrev Aksüt

Orijinal Metin: http://www.sixthtone.com/news/weiqi-players-go-flow

 

0 cevaplar

Cevapla

Yazıyla ilgili yorumlarınızı yazabilirsiniz.
Buraya yorumlarınızı yazabilirsiniz!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir